Sevgili kooperatif ailesi, değerli ortaklarımız, yöneticilerimiz, çalışanlarımız ve ülkemizin dört bir yanında alın teriyle üreten kıymetli vatandaşlarımız,
Dayanışmanın, paylaşmanın ve birlik ruhunun en güçlü ifadesi olan kooperatif hareketinin temsilcileri olarak, 2025 yılını geride bırakmanın hem huzurunu hem de sorumluluğunu taşıyoruz. Bu yıl, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı vesilesiyle, kooperatifçiliğin insan odaklı, adil, katılımcı ve sürdürülebilir modelini tüm dünyada ve ülkemizde yeniden güçlü bir şekilde hatırlama fırsatı bulduk. BM'nin her on yılda bu yılı uluslararası düzeyde kutlama kararı ile dahada güç bulduk.
Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz anma programları, toplantılar, çalıştaylar ve farkındalık etkinlikleriyle; kooperatiflerin sadece ekonomik bir yapılanma olmadığını, aynı zamanda bir hayat felsefesi, bir değerler bütünü olduğunu vurguladık. Çünkü kooperatif, insanın insana güveni üzerine kurulu bir gönül köprüsüdür. Geliri, riski ve umudu birlikte paylaşmanın adıdır. Bizler bu ruhu yaşatmak için gece gündüz çalıştık ve çalışmaya devam edeceğiz.
2025 yılı, uluslararası alanda da önemli bir dönüm noktası olmuştur. Türkiye Milli Kooperatifler Birliği’nin yeniden Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) üyeliğine kabul edilmesi, ülkemiz kooperatifçiliğinin dünyaya yeniden güçlü bir sesle “Biz de varız” demesi anlamına gelmektedir. Bu üyelikle birlikte Birleşmiş Milletler, ILO ve FAO gibi kuruluşların yürüttüğü sürdürülebilir kalkınma, sosyal adalet ve gıda güvenliği çalışmalarında kooperatif modelinin evrensel gücünü desteklemeyi sürdürüyoruz. Gençlerimizin oluşturduğu kooperatiflerin başarılarıda bize gelecek için umut vermektedir. Bir Başka Okul Mümkün Kooperatifi İspanya'da Avrupa Sosyal Ekonomi Ağından 2025 Avrupa Sosyal Ekonomi ödülü almıştır.
Bugün dünyada savaşların ve çatışmaların adeta bir kültür haline dönüştüğü, insani değerlerin sarsıldığı bir dönemden geçiyoruz. İşte tam da bu noktada ICA Başkanı Sayın Ariel Guarco’nun “Kooperatifçilik barışın öncüsü olmalıdır” sözü, bizler için bir pusula niteliğindedir. Kooperatifler insanları rekabetin değil, dayanışmanın merkezinde buluşturur. Güven üretir, umut üretir, barış kültürünü büyütür. Bizler de bu anlayışla ulusal ve uluslararası düzeyde yürüttüğümüz çalışmalarda kooperatifçiliğin barışa hizmet eden bir toplumsal model olmasını güçlendirmeye devam ediyoruz.
Kurumsal kapasitemizi artırmak adına 2025 yılında ilk kez yeni bir çalışma ofisi edindik. Bu mekânı, kooperatif camiamızın buluşma noktası, ortak aklın ve dayanışmanın yeni yuvası olarak görüyoruz.
Bugün kooperatif hareketi ülkemizde bu noktaya ulaşmışsa, bunun temelinde geçmişte inançla, fedakârlıkla ve kararlılıkla çalışan öncü kooperatif liderlerimizin, yöneticilerimizin, gönül insanlarımızın ve isimsiz kahramanlarımızın alın teri vardır. Kooperatifçiliği yalnızca bir ekonomik model değil, insana yakışır bir yaşam idealinin taşıyıcısı olarak gören sosyal sorunlarada çözüm üreten bu değerli insanlar; zor zamanlarda bile umudu büyütmüş, üreticiyi, çalışanı, tüketiciyi ve dezavantajlı insanlarımızı bir araya getirerek dayanışmanın gücünü göstermişlerdir.
Bu yılı bitirken aramızdan ayrılan tüm kooperatif büyüklerimizi saygı, şükran ve rahmetle anıyoruz. Onlar, geride bıraktıkları kurumlar ve değerlerle bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır.
Bu çerçevede 2025 yılında kaybettiğimiz Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız ve ORKOOP Kurucu Başkanımız Sayın Cafer Yüksel, kooperatif camiamız için yalnızca bir yönetici değil; bir gönül önderi, bir emek ve dava insanı olarak hatırlanmaya devam edecektir. Onun azmi ve tevazusu, hepimize ilham kaynağıdır. Bu mirasa sahip çıkmak, bizim için bir vefa borcudur.
Kooperatifçilik hareketinin temelini oluşturan dayanışma, gönüllü katılım, demokratik yönetim, hakkaniyet ve toplumsal sorumluluk ilkeleri bugün dünyada giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Avrupa’da ve dünyanın birçok bölgesinde bu ilke ve değerler ışığında sosyal ekonomi güçlü bir politika alanına dönüşmüş; kooperatiflerin öncülüğünde ve liderliğinde toplumun refahını artıran önemli aktörler haline gelmiştir.
Bizler de Türkiye olarak bu gelişimin bir parçasıyız. Kooperatiflerimiz, yalnızca ekonomik kazanç değil; toplumsal fayda, sosyal adalet ve fırsat eşitliği üretmeye devam etmektedir.
Bununla birlikte, çağımızın bir diğer önemli gerçeği de dijital dönüşümdür. Kooperatifçilikte bilgi teknolojilerinin, dijital platformların ve yenilikçi uygulamaların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Yapay zeka, platform ekonomisi kooperatifçilik hareketini yakından ilgilendirmektedir. Dijitalleşme; ortakların katılımını güçlendirmekte, şeffaflığı artırmakta ve genç nesillerin kooperatif hareketine daha aktif dahil olmasını sağlamaktadır. Biz de bu dönüşümü güçlü bir vizyonla destekliyor; kooperatiflerimizin dijital altyapılarını ve inovasyon kapasitesini geliştirmeye önem veriyoruz. Yapay zeka ve platform ekonomisi alanındada kooperatifçilik hareketinin daha etkin, ortaklarının ve içinde bulunduğu toplumun hak ve menfaatlerini koruyucu olmasını istiyoruz.
Kooperatifler; tarımdan sanayiye, enerjiden hizmet sektörüne kadar her alanda ekonomik ve sosyal sorunlara insani ve yenilikçi çözümler üretmeye devam etmektedir. Özellikle gençlerimizin, kadınlarımızın ve dezavantajlı kesimlerin üretim ve karar süreçlerine aktif katılımı en temel önceliklerimiz arasındadır. Çünkü biliyoruz ki kooperatifçilik kimseyi geride bırakmayan bir kalkınma modelidir.
Çevreyi ve doğayı korumaya yönelik kooperatif girişimleri ise iklim krizine karşı yürütülen mücadelede sessiz ama güçlü bir rol üstlenmektedir. Toprağı, suyu ve yaşamı koruyan her çalışma, yarınlara bırakacağımız en değerli mirastır.
2025 yılı bize bir kez daha göstermiştir ki:
Dayanışma varsa umut ve çözüm vardır. Birlik varsa bereket ve başarı vardır.
Omuz omuza verilen mücadelenin üstesinden gelinemeyecek hiçbir engel yoktur.
Bu duygu ve düşüncelerle; başarılarımızda emeği, yolculuğumuzda yüreği olan tüm kooperatif ortaklarımıza, yöneticilerimize, çalışanlarımıza ve bizi destekleyen kurum ve kuruluşlara en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Hep birlikte kurduğumuz bu büyük aile, ülkemizin ekonomik ve sosyal hayatına değer katmaya ve toplumun her kesimine çözümler üretmeye devam edecektir.
Yeni yılın ülkemize, kooperatif camiamıza ve tüm insanlığa barış, sağlık, adalet, bereket ve kardeşlik getirmesini diliyorum. 2026 yılında da insanı merkeze alan, doğaya ve emeğe saygılı kooperatif ruhunu daha da büyütmek için var gücümüzle çalışacağız.
Sevgi, saygı ve dayanışma duygularımla
Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Başkanı
Muammer Niksarlı